7 Mayıs 2008 Çarşamba
Roma
Pisa Pisa 1
Pisa, meşhur Eğik Kule’ye (Torre Perdente) ev sahipliği yapmaktadır. 1063-1090 yıllarında yapılan şehir katedralinin çan kulesi, Katedral'den ayrı olarak 1173 yılında yapılmıştır. Ünlü Pisa Kulesi, bu çan kulesidir.
Roma'ya 368 km, Floransa’ya yaklaşık olarak 90 km uzaklıkta. Roma'dan çıktığınız da yaklaşık olarak 4,5-5 saat arasında Pİsa'da oluyorsunız.Floransa’yı boydan boya ikiye bölen Arno nehrinin denize döküldüğü yerde.
Pisa’ya girer girmez Mucizeler Meydanı (Piazza dei Miracoli) ya da diğer adıyla Mucizeler Alanı (Campo dei Miracoli) karşınıza çıkıyor.Yemyeşil çimenlerle kaplı alanda bir adet Vaftizhane bir adet Katedral ve Eğik Kule yer almakta. İnanılmaz güzel mimariye sahipler ve gerçekten heybetli yapılar. Mucizeler meydanın da yaşam döngüsünün her yönüne rastlamak mümkün.Vaftihane doğumu simgeliyor,Katedral yaşamdaki ibadeti, ve ölümü simgeleyen Campo Santo Mezarlığı.
KATEDRAL
Katedral Sicilyalı müslümanlara karşı kazanılan zaferi kutlamak için yapılmıştır.Katedral’in mimarı Buscheto Katedral’in sol ucundaki kemerde Latince şöyle yazmıştır. ‘Bu mermer kilisenin bir eşi daha yoktur’ ve Pisa’yı gördükten sonra bunu yazmakta ne kadar haklı olduğunu anlıyorsunuz.
Katedral'den bir detay...
Katedral'in girişinden...
Katedral’in mermer kürsüsü Giovanni Pisano tarafından 14.yy.’da oyulmuştur. Katedral’e girdiğinizde dikkat edin çünkü bu bir başyapıt olarak adlandırılıyor.
PİSA KULESİ
Pisa Kulesi altı tane yuvarlak parça üst üste oturtularak yapılmış. En alttaki ve en üstteki parçayla 8 adet silindir etmektedir. Bu parçalarda sütunlardan oluşuyor. Kulenin yüksekliği 56 metre. Tamamen beyaz mermer kullanılarak yapılmış. Üzerine 294 basamaklı bir merdivenle çıkılıyor. Tek seferde 30 kişinin çıkmasına izin veriyorlar. En üstteki 8. katta çanlar vardır. Pisa Kulesi’nin 8 katından 3.’sü çıkılmışken güneye doğru eğilmeye başlamıştır. Yıllar geçtikçe eğim artmıştır. Şu anda eğim 4,5 metreye ulaşmıştır. Bunun sebebi temeldeki yumuşak zemindeki bir çökmedir. 1990-2001 yılları arasında onarım için kapalı tutulmuştur.
VAFTİZHANE
Daire şeklindeki Vaftizhane’nin tepesinde Vaftizci Yahya heykeli vardır.
Buradaki mermer vaiz kürsüsünü Giovanni’nin babası Nicola Pisona yapmıştır.
Vaftizhane'nin vitraylarından bir örnek...
Vaftizhane'nin Kubbesi... Bir görevli zaman zaman kubbenin akustiğini göstermek için kapıyı kapatıp ilahi gibi birşeyler söylüyor.
Vaftihane'nin dışından bir detay...
Mucizeler Meydanı’nın bir köşesinde sıra sıra hediyelik eşya satan dükkanlar var. Buradan Pisa ait değişik hediyelik eşyalar bulabilirsiniz. Ve bir hatırlatma pazarlık yapmıyorlar
3 Mayıs 2008 Cumartesi
İtalya Tatili
10 Nisan 2008 Perşembe
Selimiye Camii (St. Sophia Katedrali)
Lala Mustafa Paşa Camii (Saint Nicholas Katedrali)
Lüzinyanlar döneminde, 1298 - 1312 yılları arasında yapılmıştır. En güzel Gotik yapılarındandır. Lüzinyan kralları, önce Lefkoşa’da St. Sophia Katedrali’nde Kıbrıs Kralı, sonra da Mağusa’da kutsal topraklara daha yakın olduğundan St. Nicholas Katedrali’nde Kudüs Kralı olarak taç giyerlermiş. 1571 yılında cami haline getirilmiş, ve bu tarihe kadar bu törenler yapılmıştır. Gotik tarzda işlemeli eşsiz bir penceresi bulunmakta.Meraklısına bir not. Katedralin önünde bulunan incir ağacının inşaat başladığı zaman dikildiği ve katedralle yaşıt olduğu rivayet edilmektedir.
9 Nisan 2008 Çarşamba
Magusa Surları
Ben geç kaldığım için göremedim ama siz surlardaki kulelerden biri olan ‘Othello Kulesini’ (Castello) muhakkak görün.
1 Nisan 2008 Salı
Saint Barbanas
İşte size Kıbrıs’tan inanılmaz güzellkte bir yer daha. Ağaçların arasında, kuş seslerinin eşliğinde inanılmaz güzellikte bir manastır gezdim. Müze olarak kullanıldığı için çok güzel eserler görebilirsiniz. Ben hangisinin fotoğrafını çekeceğimi karıştırdım doğrusu. İkonlar haricinde eski çağlara ait pek çok eser ve katıntı da görmeniz mümkün. Muhakkak görmeniz gereken bir yer. Ben çok etkilendim. Manastır hakkında bilgi isterseniz aşağıdadır. Ama zaten fotoğraflar herşeyi size anlatacaktır.
Manastır M.S. 477 yılında yapılmış. Ve son halini 1756’da Osmanlılar zamanında almış. Şu anda müze. Çeşitli ikonlar, duvar resimleri ve başka objelerde sergileniyor.Manastıra adını veren Aziz Barbanas Salamis’te doğmuş. Yahudi bir ailenin oğlu. Hristiyanlığı yaymak için çalışmış. Ve bunun sonucunda yahudiler tarafından öldürüldü. Ölü bedeni denize atılmak üzere saklandı. Olayı gören Barbanas yandaşları gizlice bedeni alırlar ve Salamis’in batısındaki bir keçiboynuzu ağacının altındaki mağaraya yanında sürekli taşıdığı Aziz Mathew’un İncili ile gömerler.
432 yıl sonra Barbanas’ın gömülü olduğu yer Piskopas Anthemios’a malum oluyor ve yapılan kazıda Aziz Mathew’un İncili bulunuyor. Bu da mezarın burada olduğunun bir kanıtı olarak kabul ediliyor. Piskopas kalıntıları ve İncil’i İstanbul’a Zeno’ya götürüyor. Zeno’da kiliseye özerklik tanıyor ve manastırın yapımı için para veriyor. Ve böylece Saint Barbanas Manastırı yapılıyor.